by sevdanur çabuk
Copyright © 2022
Romantizm, XIX. yüzyılın başından ortalarına kadarki dönemde hemen hemen bütün Avrupa’da
hâkim olan sanat/edebiyat akımıdır. Akıl ve sağduyuyu önemseyen klasisizm akımına bir tepki ola-
rak çıkan romantizm; tarihî, dinî ve millî değer ve duyguların, tabiata yönelişin, kişisel yorumların,
abartılı duyguların, ideallerin hâkim olduğu bir akımdır. Bu akımın etkisiyle yazılan romanlarda ya-
zar, akıl ve sağduyu yerine duygu ve hayali tercih eder. Eserlerde kötümserlik, hüzün ve melankoli ön
plandadır. Kahramanlar, ayırıcı özelliklere sahip sosyal toplulukların temsilcisi olan genel tipler değil
bireysel özellikleriyle var olan karakterlerdir.
Romantizmin belirgin özelliklerinden biri de uzaklara kaçıştır. Bu anlayışla oluşturulan eserlerde
var olan ve içinde yaşanılan olumsuz durumlardan hayalî mekânlara, tarihin derinliklerine, egzotik
ülkelere ve tabiata yönelme söz konusudur. Tarihin parlak ve güzel çağlarına dönüş; içinde bulunu-
lan anın, şimdinin sıkıcılığından kaçma vasıtasıdır. İçinde bulunduğu ortamdan sürekli kaçma hâli,
romantik sanatçıların hayatı ve olayları bir zıtlık içinde (beden-ruh, ideal-gerçek, hürriyet-esaret, ha-
yat-ölüm vb.) algılamasına sebep olur. Yazar, ilgi çekici ve olağanüstü olaylara yer verir. Olayların
abartılı ve sürükleyici olmasına dikkat eder.
Romantizmde yazar, olay ve kişilere öznel bir biçimde
müdahale eder. Okuyucuyu dilediği gibi yönlendirir ve sürükler, roman kişilerine karşı tarafsız değil-
dir. Romantizm anlayışıyla yazılan eserlerde seçkin ve kurallı bir üslup yerine kurallara pek aldırma-
yan, renkli bir üslup vardır. Romantizmde yer alan tasvirler genellikle öznel niteliktedir. Yazar o anki
ruhsal durumu nasılsa tabiatı ve dış dünyayı ona göre algılar. Tasvirler, bir bakıma yazarın ruhsal
durumunu yansıtan bir araçtır.
Johann Wolfgang Goethe (Yohen Volfgang Göte), François Rene de Chateaubriand (Fransua Rene
de Şatöbiriyan), Walter Scoot (Voltır Sıkut), Alphonse de Lamartine (Alfons de Lamartin), Alexand-
re Serguievitch Puşkin (Aleksandır Serguvic Puşkin), Alexandre Dumas (Aleksandır Duma), Victor
Hugo gibi sanatçılar romantizm anlayışına bağlı olarak eser vermişlerdir.
XIX. yüzyıl dünya edebiyatına yön veren Victor Hugo’nun dışında Rus edebiyatında Lev Niko-
layeviç Tolstoy (Lev Nikolayevik Tolstoy) Savaş ve Barış, Fiodor Mihayloviç Dostoyevski (Fiyodor
Mihayloviç Dosteyevski) Suç ve Ceza, İvan Turgenyev Babalar ve Oğulları, Nikolay Gogol Ölü Canlar;
Fransız edebiyatında Stendhal (Sitendal) Kırmızı ve Siyah, Balzac (Balzak) Vadideki Zambak; İngiliz ede-
biyatında Charles Dickens (Çarls Dikıns) İki Şehrin Hikâyesi adlı eserleriyle yüzyılın önemli yazarları
arasında yer alırlar.

Romantizm akımından etkilenen bir sanatçının eseri:
William Blake, Oberon, Titania and Puck With Fairies Dancing, 1786
Romantik sanatçılar kurallardan, ölçülerden ve formları sınırlayan çizgilerden kurtulma çabasındadır. Onlar, renk kitleleriyle kendini ifade etme yolunu bulmuş, sanat için sanatı seçerek kendilerine yeni bir dünya yaratmıştır. Romantizmde sanatçılar klasisizm ve neo-klasisizme mensup sanatçıların aksine esin kaynaklarını tamamen değiştirmişler, başta Yunan ve Roma kültürü ve yapıtları olmak üzere neo-klasik sanatçıların ele aldığı konular yerine, tamamen kendilerine yönelmişlerdir. Sanatçının kendisini, duygularını ve sanatçının dünyasını ön plana çıkararak bu öğeleri esin kaynağı olarak almışlardır.
Published: Apr 18, 2022
Latest Revision: Apr 18, 2022
Ourboox Unique Identifier: OB-1314021
Copyright © 2022