SİHİRLİ YÜZÜK

by Elif NARGÜL

This free e-book was created with
Ourboox.com

Create your own amazing e-book!
It's simple and free.

Start now

SİHİRLİ YÜZÜK

  • Joined Mar 2022
  • Published Books 1

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal, pireler berber iken. Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Az gittim, uz gittim. Dere tepe düz gittim. Çayır çimen geçerek, lale sümbül biçerek;  soğuk sular içerek, ayla ayla bir güz gittim. Bir de dönüp arkama baktım ki, ne göreyim? Gide gide bir arpa boyu gitmemiş miyim? Natal matal martaval, işte size duyulmadık bir masal.

Uzak mı uzak diyarlarda geniş mi geniş bir memleket varmış. Bu memlekette aksi bir ihtiyar yaşarmış.

 

ELİF NARGÜL – ERENLER OO

2

Bu ihtiyarın dünyalar güzeli, bakmalara doyulmayan bir kızı varmış. Kız o kadar güzel, o

kadar akıllı, on parmağında on marifet bir kızmış. Dikiş dikermiş, bahçe ekermiş, aş pişirir, kuyulardan su çekermiş. Herkes bu kıza imrenir, benim de böyle bir kızım olsa diye iç geçirirmiş.

Günlerden bir gün bizim güzeller güzeli kız çamaşır yıkamak için kuyudan su çekmeye gitmiş. Varmış kuyunun başına, dilinde bir türküdür tutturmuş:

 

” Kuyum, kuyum, güzel kuyum

Taşırım suyunu her gün yorulurum

Bir mucize olsa da bir anda”

 

AŞAĞI MAHMUTLAR OO-AYSUN GÜVENÇ

3

diye türküsünü mırıldanırken, birden kova ağırlaşmış. Kız kovayı yukarı çekmiş. Suyun içinde bir ışıltı görmüş. Elini suya sokup kovanın içindeki parlak cismi almış. Bu çok güzel bir yüzükmüş. Güzeller güzeli kız bu yüzüğü çok beğenmiş, dayanamayıp parmağına takmış. O anda kendini yemyeşil ağaçların uzun dalları arasında, çevresinde güller, nergisler bulunan, gökyüzünde cıvıl cıvıl kuşların uçuştuğu bir patikada bulmuş.

 

HACI İRFAN MERSİN CUMHURİYET OO-K. AYSUN ŞAHAN

4

Her yer o kadar güzelmiş ki kız rüyada mıyım yoksa gerçek mi bu yaşadıklarım diye sormuş kendi kendine. Kız parmağındaki yüzüğe bakıp bakıp acaba bu yüzüğü çıkarınca yine kuyunun başına mı dönerim acaba diye düşünmüş ama yüzüğü çıkarmaya cesaret edememiş. Çünkü her yer o kadar güzel, efsunlu imiş ki bu anın bozulmasını hiç istememiş ve başlamış bir türkü çığırmaya.

 

“Canım yüzük,

Cicim yüzük

Gerçek misin rüya mısın?

Söyle bana …’’

 

ERENLER OO-TÜRKAN YILDIRIM

5

Güzel kız türküyü mırıldanarak yürürken karşıdan gelen birini görür Önce irkilip korkar. Bi de ne görsün, gelen yakışıklı yağız bir delikanlı. Kız oracıkta ona aşık olur ama utancından geri dönmek ister. Kız tam arkasını dönüp gidecekken, delikanlı koşarak yaklaşır ve kızı bileğinden tutarak: “Korkma, benden sana zarar gelmez, sesini duydum karşı köyde otururum ben. Sesinin güzelliğine dayanamadım. Ayaklarım beni buraya kadar getirdi, der.”

 

AŞAĞI MAHMUTLAR OO-HATİCE GÖÇER

6

Yakışıklı delikanlı kısa “Nereden gelip nereye gidersin?” diye sormuş. Kız o anda hatırlamış ihtiyar babacığını. Ne kadar aksi, huysuz olsa da bilirmiş babasının iyi yüreğini. Biraz tereddüt etse de açıvermiş içini yakışıklı delikanlıya. Başından geçenleri bir bir anlatmış. Yakışıklı delikanlı bir kızın elindeki yüzüğe bakmış, bir de kızın güzeller güzeli yüzüne. Ondan ayrılmayı hiç istememiş. “Benimle burada kalırsan bolluk içinde ve çok mutlu yaşarız” demiş. Kız hiç tanımadığı bu delikanlıyla hiç bilmediği bir diyarda ne yapacağını bilememiş.

 

15 TŞKAL-SEMA TÜRKMEN BÜYÜKKEÇECİ

7

Kız çok düşünmüş bir yanda babası diğer yanda aşık olduğu delikanlı. Kalbi ve aklı arasında kalmış. Babasını çok sevdiği için ona kıyamamış. Ben burada kalırsam babamın hali nasıl olur diye dertlenmiş. Sevdasında vazgeçmeye karar vermiş. Bir daha delikanlıyı görebilecek mi diye düşünse de delikanlıdan özür dilemiş. “Çok üzgünüm ben geri dönmek zorundayım” demiş. Her ikisi çok üzülmüş. Delikanlı “seni bir gün bulacağım” demiş. Kız ağlayarak yüzüğü parmağından çıkarır çıkarmaz kendini kuyunun basında bulmuş.

 

S.ABBASOV ADINA YENIYOL MEKTEBI-ÜLKER BAKHISHOVA

 

8

Kız kuyunun başında derin bir üzüntüye boğulmuş. Gencin ardında dayanılmaz bir acıyla baş başa kalmış. Bir müddet sonra saraya dönmek için yola koyulmuş Kızının geldiği gören padişah çok sevinmiş. Kızına sarılarak doğru karar verdiğini söylemiş.

Aradan uzun zaman geçmiş. Kız üzüntüsünden yeme içmeden kesilmiş. Padişah kızının dönmesine sevinmiş ancak  kızının bu durumunu gördükçe kahrolmuş. Ne yapsa kızının durumu iyiye gitmiyormuş. Padişah kızıyla konuşup bu durumunu halletmek için yanına gitmiş.

 

DEDE KORKUT İMAMHATİP OO-SEVDA HAN

9

Padişah, güzeller güzeli kızının derdini, onu kahreden bu durumunu öğrenip nasıl mutlu olabileceğini  sormuş.

Kızı: Bu derdime derman olabilecek tek çözüm vardır der. Aşık olduğu genci bulmak  ve ona dönmesini sağlamaktır. Fakat aşık genç o olaydan sonra kaybolmuş ve hiç kimse ondan haber alamamış. Padişah bu durumu nasıl çözeceğini düşünüp taşınıp bir karara varamamıştır. Sonunda ülkenin en bilge insanına gidip,  kızının bu sorununa çare için yollar aramaya başlamış ve devam etmiş.

 

YENİŞEHİR OO-HATMA ALTAN

10

Gün görmüş koca bilgin kızın başına gelenleri dinlemiş. Şöyle bir ‘ahh’ deyip iç çekmiş. Kızdan yüzüğü almış, evirmiş çevirmiş. Demiş ihtiyar bilgin:

‘Yedi gün üç öğün yedi sofra kurulsun.

Memleketin dört bir yanından herkes bu sofraya buyursun

Gelen dostlar ile hasbihal olunsun.

İnşallah bu sayede derdine deva bulursun. ‘

Daveti duyan gelmiş ihtiyar adam ve kızın sofrasına. Aç olan doymuş. Doyanlar ile dost meclisi kurulmuş. Bu meclise yedinci gün akşam yemeğinde elinde değnek sırtında yamalı bir aba ile yaşlı bir kadın gelmiş. Yaşlı kadın ile güzeller güzeli kız hasbihal ederken, yaşlı kadın uzun uzun kızın yüzüne bakmış. Başlamış anlatmaya. ‘Ay yüzlü dilber! Nedendir yüzündeki hüzün? Gelecek sana beklediğin, belki bu yaz belki de güzün. Sana düşen biraz daha sabır. Atma o yüzüğü bir rafa kaldır.’

 

DEDE KORKUT İMAMHATİP OO- ŞEYMA ALTINTAŞ

11

Kız bu duruma çok şaşırmış. Şu İhtiyar kadının ermiş biri olduğuna kanaat getirmiş ve beklemiş. Beklemiş beklemiş… Günler geçmesine rağmen kız umudunu yitirmemiş. Yeşil yaprakların sarardığı, sarı yaprakların döküldüğü bir  güz günü kapı çalmış. Kapıyı açan kız karşısında kimi görsün! Yakışıklı delikanlı yanında da davete gelen yaşlı kadın. “Hoş geldiniz”,- deyip eve buyur etmiş. Kızı babasından Allah’ın emri ile isteyip, kızı allı pullu gelin etmişler. Kırk gün, kırk gece düğün yapmışlar. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.

Tüm masallar gibi bizim de masal, huzur, mutluluk içeren bir sonlukla tamamlanmış. Sizlerin de gönlünüzden geçen tüm arzular çiçek açsın, yeşersin diyelim.

Gökten üç elma düşmüş. Biri büyük sözü dinleyenlere, biri sabredenlere, biri de bütün masal okuyuP da  dinleyenlere.

 

S.ABBASOV ADINA YENIYOL MEKTEBI – NADİLE HAYDAROVA

12

Yazanlar:

Elif NARGÜL – ERENLER OO

Aysun Güvenç – AŞAĞI MAHMUTLAR OO

K. Aysun ŞAHAN – HACI İRFAN MERSİN CUMHURİYET OO

Türkan YILDIRIM – ERENLER OO

Hatice GÖÇER – AŞAĞI MAHMUTLAR OO

Sema Türkmen BÜYÜKKEÇECİ – 15 TŞKAL

S.ABBASOV ADINA YENIYOL MEKTEBI – ÜLKER BAKHISHOVA

Sevda HAN – DEDE KORKUT İMAMHATİP OO

Fatma ALTAN – YENİŞEHİR OO

Şeyma ALTINTAŞ – DEDE KORKUT İMAMHATİP OO

S.ABBASOV ADINA YENIYOL MEKTEBI – NADİLE HAYDAROVA

 

13
This free e-book was created with
Ourboox.com

Create your own amazing e-book!
It's simple and free.

Start now

Ad Remove Ads [X]
Skip to content